ayse's profileayse adlı kullanıcının a...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
ayse adlı kullanıcının alanı |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
YORUMLARINIZI YORUMLARINIZI BEKLİYORUM ŞİMDİDEN TEŞEKÜRLER!!!!:):):)
Public folders ![]() 07 Mart
![]() agrının turistık yerlerı
![]() AİLEM AİLEM GÜZEL AİLEM
![]() en güzel camı resimleri
![]() EN GÜZEL KUŞLAR
![]() EYUP SULTANDAN GÖRÜNTÜLER
![]() GELINLIKLER:)
![]() güzel osmanlımın güzel padişahları
![]() HAT RESIMLERİ
![]() haydı çanakale'ye gıdelım
![]() istanbul kız kulesi
![]() istanbuldakı gökdelenler
![]() kaynarca fatıh camıı
![]() menekse resımlerı
![]() ne mutlu turkum dıyene
![]() Public
![]() süper bebekler :)maşallah maşallah
![]() yaşa yaşa!!! çoook yaşayın:):):)
![]() YERYÜZÜ MÜSLÜMANIN MESCIDIDIR
April 10 Müzzemmil Suresi : 8-9Rabbinin adını an ve bütün gönlünle ona yönel. O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka ilah yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tut.
HADİS
“ Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir." Hz. Muhammed (s.a.v.) NAMAZ DiNiN DiREGiDiR!!!
April 08 dırılt benı ya rabbı![]() Tükeniyorum Rabbim! Yanlız kaldığımı düsünüp,varlığının her an,her noktasında tezahur ettiğini, beni devamlı koruyup gözettiğini, gönlümden geçenlere dahi cevap verdiğini unuttuğum an! "Rabbim"demeyi unuttugumda tükeniyorum! Diriliyorum Rabbim! Sana yaslandığım ,Sana güvendiğim... Seninle başlayıp, Seninle devam ettiğim, tüm işlerimi Sana havale ettigim an! "Ne güzel dostsun" dediğimde diriliyorum. Tükeniyorum Rabbim! Tüm sevdiklerimden;anne babamdan,canandan,ten kafesindeki candan yakın olduğunu bilerek,ellerimi Sana açmayı, Senden çözüm ,Senden çare beklemeyi, hüzünlenip, kederlenip, sızlanarak, sızımı gidereceğini unuttuğum an! "Bu dertler neden bana?" dediğimde tükeniyorum. Diriliyorum Rabbim! Havayı soluyup Seninle dolduğum, gözümü açtiğımda Seni bulduğum,en saglıklı irtibatı Seninle kurduğum, tüm dünya bana küsse de Seni umduğumdan! "Kahrın da hoş, lütfun da hoş"dediğimde diriliyorum. Tükeniyorum Rabbim! Dünya meşgalesine dalıp bir cenneti, bir azabı, bir de ölümü unuttuğum an! "Beni affet" demeyi unuttuğumda tükeniyorum. Diriliyorum Rabbim! Yandığımda Seninle söndüğüm,Seni anıp ruhumu güldürdüğüm,O sırlı gücünden kuvvet aldığım, Seninle yürüdüğüm,Seninle bulustuğum,seninle konuştuğum an! "Yarab, bırakma ellerimi" dediğimde diriliyorum. Engelle tükenisimi. Dirilt beni Rabbim! En üstün Müslümanlar![]() Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (İmanı en üstün olan; sabırlı, cömert ve hoşgörülü olandır.) [Deylemi] (En üstün mümin, Allah’ı çok anandır.) [Tirmizi] (En üstün mümin, fakir diye değer verilmeyendir.) [Deylemi] (En üstün mümin, görülünce Allah’ın hatırlandığı kişidir.) [Hakim] (En üstün mümin, orada değilken aranıp sorulmayan, orada iken de, itibar görmeyendir.) [E.Nuaym] (En üstün müminler, dinleri uğruna yurdunu terk eden gariplerdir.) [İ.Mace] (En üstün mümin, az yiyip bedeni hafif olandır.) [Deylemi] (En üstün mümin, çoluk çocuğuna faydalı olandır.) [Taberani] (En üstün mümin, herkesin elinden dilinden selamette olduğu kişidir.) [Müslim] (En iyi mümin, ömrü uzun, ameli güzel olandır.) [Tirmizi] (En iyi mümin, kadın ve kızlarına karşı en iyi davranandır.) [B](En iyi mümin, hayrı umulan, şerrinden emin olunandır.) [Tirmizi] (En hayırlınız, Kur’anı öğrenen ve öğretendir.) [B](En iyiniz, kendisiyle kolay uyum sağlanandır.) [B](En iyiniz, borcunu en güzel şekilde ödeyendir.) [Nesai] (En iyiniz, hanımlara en iyi davranandır.) [Tirmizi] (En iyi arkadaş, Allah’ı andığında yardım eden, unuttuğunda sana hatırlatandır.) [Hakim] (En iyi arkadaş; sözleri ilminizi artıran, ameli de ahireti hatırlatandır.) [Hakim] (Müminlerin en iyisi, kanaat eden, en kötüsü de aç gözlü olandır.) [Kudai] (En hayırlınız, çoluk çocuğuna karşı en hayırlı olandır. Ben çoluk çocuğuma en hayırlı olanınızım. Kadınlara ancak şerefli kimseler değer verir, şerefsizler hor görür.) [İ.Asakir] (Kadınların en iyisi, kendisini kocasına sevdiren, onunla hoş geçinen ve uyum içinde olandır, en kötüsü de, açılıp saçılan, böbürlenendir.) [B](En hayırlınız, ahlakı en güzel olanlardır.) [B](En hayırlınız, en cömert olandır.) [Ebu Ya’la] (En hayırlınız yemek yedirendir.) [Hakim] (İnsanların en iyisi, insanlara en çok faydası dokunandır.) [Dare Kutni] (Hırsızların en kötüsü namazından çalandır. Rükudan, secdeden çalar.) [Tadil-i erkana riayet etmez]) [Taberani] (İnsanların en kötüsü, iki yüzlü olandır.) [B](İnsanların en kötüsü, şerrinden korkulduğu için yanına varılamayan kimsedir.) [B](İnsanların en iyisi, geç kızan, tez yatışandır. En kötüsü de, tez kızan, geç yatışandır.) [Tirmizi] (Âlimlerin en iyisi merhametli olandır.) [E.Nuaym] (Âlimlerin iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü ise, insanların en kötüsüdür.) [B](Herkes hata eder. Hata edenlerin en iyisi tevbe edendir.) [Tirmizi] (En hayırlınız, dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.) [Hatib] Ya Rabbi!Ya Rabbi!Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ey diri olan! Ey ebedi var olan! Ey izzet ve ikram sahibi olan! Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım! Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim! Ya Rabbi! Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir. Ya Rabbi! Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et...... hadısAllah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Başınıza şu yedi şey gelmeden güzel işler yapmakta acele ediniz: Kişiyi unutturucu kılan fakirlik, azdıran zenginlik, bozan hastalık, bunaklık derecesinde yaşlılık, âniden gelen ölüm, beklenenlerin en kötüsü deccâl ve hepsinden daha şiddetli ve acı olan kıyamet." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî. COCUK SEVGISI Cocuk, cennet nimetlerinden biridir.
![]() Cocuk kokusu, cennet kokularindandir.
Her agacin bir meyvasi vardir. Gonulun meyvasi da cocuktur.
![]() Cocuklarinizi cok opun, her opuste Cennetteki dereceniz yukselir.
![]() Cocuk sevgisi, Cehennem atesine karsi perdedir.
![]() Cocuklara iyilik etmek, Sirati gecmeye sebeptir. Onlarla beraber yiyip icmek, Cehennemden kurtulustur.
![]() Cennetteki "Sevinc sarayi"na, ancak cocuklari sevindirenler girer.
![]() Evladiniza ikram edin, nasil ana-babanizin sizde hakki varsa, evladinizin da sizde hakki vardir.
Hz. Peygamber (s.a.s.), sevgili torunlari Hz. Hasan ve Hz. Huseyinli kucagina alir, oksar, oper ve severdi. Hatta namaz kilarken sevgili torunlari mubarek omuzlarina cikarlardi.Onlar rahatsiz olmasinlar diye de torunlari omuzlarindan inene kadar secdeden basini kaldirmazdi.
Sevgili Peygamberimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.) sokak ve carsilarda karsilastigi cocuklara selam verir , saclarini oksar ve onlara ikrâmda bulunurdu. Cocuklara karsi cocuk gibi davranir, onlarin dunyalarina girebilmeyi en iyi O basarirdi.
Bir hadis-i seriflerinde:
"Kucuk cocugu olan, onun hatiri icin cocuklassin."
buyurmuslardir. Yani burdan anliyoruz ki "Cocukla cocuk olunmaz" cumlesi tamamen yanlistir.
![]() Kalbinin katiligindan sikayetci olan birine
"Yetimin basini oksamayi, onlari sevmeyi ve onlara ikram etmeyi''
ogutlemistir.
Yine bir hadis-i seriflerinde:
"Cennette ferahlik ve sevinc evi denilen oyle gosterisli bir yer vardir ki, oraya yalniz cocuklari sevindirenler girebilir."
buyurmuslardir.
Bir gun Rasulullah (s.a.s) Hz. Ali'nin oglu Hasan (r.a .)'i opmustu. Yaninda bulunan Akra:
"Benim on cocugum var, hic birini opmedim."
dedi. Rasulullah (s.a.s) hayretle Akra'nin yuzune bakti ve buyurdu ki:
"Eger Allah sizin gonullerinizden rahmet ve sefkati cekip cikarmissa ben ne yapabilirim?"
buyurdu.
[Peygamber Efendimiz (s.a.s.), hayatinda hic bir cocugu uzmemis ve kalbini kirmamistir. Kucuk yasta Rasululah'a hizmet etmeye baslayan Enes ( r.a) diyor ki:
"On sene Hz. Peygamberle (s.a.v.)hizmet ettim. Bana bir defa olsun uf demedi. insanlarin en guzel huylusuydu. ''
Ornegimiz ve onderimiz Peygamber Efendimiz (s.a.s.), cocuklarin egitimiyle yakindan ilgilenmis; onlarin hayirli bir nesil olarak yetismelerine cok buyuk ehemmiyet vermistir. Bakiniz bu konuda neler buyurmuslar ve ne guzel bir egitimci ornegi vermislerdir:
"Cocuklariniza iyi bakiniz! Onlari guzel terbiye ediniz."
"Cocugu guzel terbiye etmek ve ona guzel bir isim vermek, evladin baba uzerindeki haklarindandir."
Bir anne ve babanin birakacagi en guzel ve degerli miras: islam'a, Kur'an'a tabi olan, durust ve terbiyeli cocuklar yetistirebilmektir. Sevgili Peygamberimiz ( s.a.s.) su hadis-i serifiyle bunu beyan etmislerdir:
"Hic bir baba cocuguna guzel ahlak ve terbiyeden daha ustun bir hediye vemis olamaz."
Dunya ve ahiret saadetimiz icin islam ahlakina sahip olmak ve bu kaideleri hayatimizda yasayip, yasatmak gerekir. Zaten islam'in gayesi, guzel ahlaki tesis etmek degil midir?
Goruldugu gibi, Yuce Peygamebirmiz (s.a.s.) bu konuda da gereken seyleri bizlere aciklamistir. O halde, Peygamberimizin emirlerine itaaat edelim ki; dunyamiz huzurlu ve sen, ahiretimiz mutlu ve gulsen olsun. Ne mutlu Peygamber'ini ornek alan, O'nu, onder ve sunnetine uygun hayat yasamayi dustur edinen musluman cocuklara!...
"Cocuklari hakkiyla sevmeyi, onlarla ilgilenmeyi, onlari cesitli tehlikeler karsisinda korumayi cehennemden kurtulusa vesile sayan" Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)'in coluk cocuguna duskunlugunu Enes b. Malik (r.a) soyle nakleder: "Ben Rasulullah (s.a.s.) kadar coluk cocuguna, aile fertlerine, eli altindakilere merhameti olan hicbir kimse gormedim. Hz. Peygamber ( s.a.s.)'in oglu Ibrahim, Medine'nin yuksek taraflarindaki koylerin birinde sut annesinin yaninda bulunuyordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) -biz de beraberinde oldugumuz halde- onun yanina giderdi. Bir defasinda Hz. Peygamber ( s.a.s.) o eve gitmisti ki, ev o sirada duman icindeydi. Cunku Ibrahim'in sut babasi bir demirciydi. Peygamberimiz (s.a.s.), Ibrahim'i kucagina alir, onu oper, sonra da geri donerdi."
![]() Hz. Muhammed (s.a.s.) in cebinde on lirasi (on dirhem) vardi. Dort lirasina elbiseciden bir gomlek aldi. Disariya cikinca yoksul bir Medineli: "Ey Allah'in Rasulu, o gomlege cok ihtiyacim var, onu bana verir misin?" dedi. Peygamberimiz ( s.a.s.), gomlegi yoksula verdi. Elbiseci dukkanina tekrar girdi, geri kalan paranin dort lirasina kendisi icin bir gomlek satin aldi.
Disariya cikinca kucuk bir kizin agladigini gordu. Hemen yaklasip sebebini sordu. Bir evde hizmetcilik yapan bu kucuk kiz: "Ev sahibim bana un almak icin iki lira vermisti, onu kaybettim, onun icin agliyorum" dedi.
![]() Peygamberimiz (s.a.s.) son kalan iki lirayi da bu kizcagiza verdi. Fakat kucuk kiz aglamaya devam ediyordu. Peygamberimiz ( s.a.s.) tekrar sordu: "Kaybettigin iki liraya yeniden kavustun, hala nicin agliyorsun?"
Kiz: "Eve gec kaldim, beni dovmelerinden korkuyorum!" cevabini verdi.
Bunun uzerine Hz. Muhammed (s.a.s.), kucuk kizin elinden tuttu: " Korkma yavrum, gel benimle!" dedi. Onu eve kadar goturdu, once selam verdi. Ancak ucuncu selaminda kapi acildi. Peygamberimiz: "Ilk selamimi duymadiniz mi?" deyince "Duyduk ama selaminizin artmasini ve sesinizi daha cok duymayi arzu ettik. Sana canimiz feda ey Allah'in Rasulu, buraya kadar niye zahmet ettiniz?" dediler. Peygamberimiz (s.a.s.): "Su kizcagiz, gec kaldim diye dovulmekten korkuyordu da bunu size kadar getirdim." cevabini verdi. Ev sahibi: "Ey Allah'in Rasulu, sizin evimize gelmenize sebep oldugu icin bu hizmetci kizi (cariyeyi) azad ediyorum. Artik hurdur" deyince, Hz. Peygamber ( s.a.s.) soyle buyurdu: "Allah'in bana verdigi on lira ne kadar bereketli imis! Allah onunla peygamberine ve Medineli bir yoksula birer gomlek giydirdi, bir kiz cocugunu da sevindirdi, hurriyetinin bagislanmasina vesile oldu! Suphesiz bize sonsuz gucuyle rizik veren O'dur."
![]() Annelerin cocuklarina gosterdikleri sefkat ve merhamet, peygamberimiz memnun ederdi. Bir gun fakir bir kadin cocugu ile Hz. Aise (ra)'yi ziyarete gelir. Hz. Aise, evde olanlara ikram edecek bir hurmadan baska bir sey bulamaz. Hurmayi anneye verir. Anne, hurmayi ikiye bolerek cocuklarina yedirir. Bundan son derece duygulanan Hz. Aise, olayi Peygamberimize anlatinca, Peygamberimiz:
"Kimin cocuklari olur ve onlari gecindirmekte sabir ve tahammul gosterirse, onlar o kimse icin cehenneme siper olur."
buyurdu.
![]() Bir gun Halit b. Said, peygamberimizi ziyarete gelmis, kizi Eme'yi de beraber getirmisti. O zaman Eme kucuk bir kizdi. Arapcayi henuz bilmiyordu. Babasi Habesistan'dan yeni donmustu. Uzerinde sari bir elbise vardi. Resulu Ekrem elbisesinin guzel oldugunu soyleyerek Emel'e iltifat etmek istedi. Ona elbisesini gostererek habesce guzel anlaminda "sene sene" buyurdu. Bu peygamber sicakligindan cesaret alan Eme, Efendimizin arkasina gecerek peygamberlik muhruyle oynamaya basladi. Babasi onu azarlayinca, sevgi selalesi Efendimiz, birak cocugu! Diyerek Eme'nin nubuvvet muhruyle oynamasina izin verdi. Bu laubali davranistan cocugu babasi gibi azarlamak bir yana, onun azarlanmasina bile razi olmadi.
Efendimizin amcazadeleriyle ve diger cocuklarla nasil mesgul oldugunu gosteren bir rivayet vardir. Cihan gunesinin bu fani aleme veda ettigi tarihte Amcasinin oglu Abdullah ibni Abbas 13, kardesi Ubeydullah ise 12 yasindaydi. Resulu Ekrem onlari muhtemelen daha kucuk yaslarda, diger cocuklarla birlikte yarisa sokardi. Hepsini bir siraya dizer, yarisi kim kazanirsa ona mukafat verecegini soylerdi. Cocuklar vaad dilen hediyeyi almak arzusuyla var gucleriyle kosarlar, yarisi ben kazandim diye kimi kendini Efendimizin kucagina atar, kimi arkasina dolanip sirtina sarilirdi. Bir cocugun kendisini peygambere bu kadar yakin hissetmesi, onun kucagina pervasizca atilabilmesi son derece dikkat cekici ve uzerinde ibretle dusunulmesi gereken bir hadise degil midir?
Onemli bir sahsiyetin cocuklarla mesgul olmasi, hele onlarin oyunlarina katilmasi, bazi toplumlarda bir nevi cocukluk sayilarak yadirganir. Bu durumun cocugu musbet yonde nasil etkileyecegi, onu fevkalade onurlandirip sahsiyetini gelistirecegi pek hesaba katilmaz. Iste Peygamber Efendimizin cocuklarla mesgul olmasinda boyle bir incelik aranmalidir.
Peygamberimizin cocuklara olan sevgisi, ibadet ederken bile dikkat cekerdi. Namaz kilarken cocuk aglama sesi duysa, namazi uzatmaz, kisa keser ve kendisiyle birlikte namaz kilan cocugun annesinin serbest kalmasini ve cocugu ile ilgilenmesini isterdi.
![]() Abdullah b. Cafer peygamber Efendimizin amcasi Ebu talibin torunudur. Babasi Cafer ilk muslumanlardan olup hanimi ile beraber Habesistana hicret etmis ve abdullah orada dunyaya gelen ilk musluman cocugu olmustur. Daha sonra ailesiyle birlikte medineye gelmistir. Resulullah vefat ettiginde on yasinda idi. Iste onun anlattigina gore; peygamber efendimiz bir sefere cikip geri medineye donerken yolda cocuklar tarafindan karsilanirdi. Peygamber efendimiz ilk gelen cocugu hayvanin onune bindirir, ikinci gelen cocugu da arkasina bindirirdi.
![]() Bu konudaki bazi hadisler:
Kiz cocugu dogdugu zaman, Allah onun uzerine bereketi yagdiran bir melek gonderir. Ve o melek soyle der: "Aciz bir kul zaiften dogdu. Ona yardim edenler, kiyamete kadar yardim gorucudurler." Erkek cocuk dogdugunda Allah Telalâ ona da semadan bir melek gonderir ki, o cocugun iki gozu arasindan oper ve der ki "Allah sana selam gonderdi."
Ravi: Hz. Enes (r.a.)
![]() Allah gazab etmez (durup dururken), Gazab ettiginde de bundan dolayi melekler tesbihe dururlar. Cocuklari, masumlari Kur'an okurken gordugunde Allah'in rahmeti artar.
Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)
![]() Ben, kiyamet gunu secdeye izin verilecek ilk kimseyim. Sonra basimi kaldirmaya izin verilir. Ben de basimi kaldiririm ve sagimda ve solumda duran ummetimi tanirim. Denildi ki: "Onlari nasil tanirsiniz ya Resulallah?" Buyurdu ki, Abdest azalarinin ve alinlarinin parlakligindan Ve yine onlerinde nur gibi parliyan cocuklarindan.
Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
![]() Kiz cocuklari merhamettir. Techiz edilmislerdir ve bereketlidirler. Kim ki bir kizi olursa, Allah o kizi o kimseye Cehenneme perde eder. Iki olursa, onlar sebebiyle o kimseyi Cennetlik eder. Kimin ki uc kizi varsa veya uc kiz kardesine bakiyorsa, ondan cihad ve sadaka sakit olur.
Ravi: Hz. Ibni Enes (r.anhuma)
![]() Mu'minlerin cocuklari cennette bir tepededir. Onlar, kiyamete kadar, Ibrahim ( a.s.) ile zevcesi Sâra'nin terbiyesi altindadirlar.
Ravi: Hz. Ebû Hureyre (r.a.)
![]() Cocuklarinizin ilk sozu "Lâ ilâhe illallah" olsun. Olumlerinde de "Lâ ilâhe illallah"i telkin edin. Boyle olursa bin sene de yasasa, Allah ondan bir gunah sormaz.
Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)
![]() Esselamu aleykum ey cocuklar. (Efendimiz(s.a.v) cocuklara rastladiginda kendilerine selam vermistir.)
Ravi: Hz Enes (r.a.)
![]() Kiyamet gununde muslumanlarin oniki yasina kadar olan cocuklari arsin altindadirlar. Sefaat ederler ve sefaatleri kabul olunur. Onucune ulasanlarin ise lehine yahut aleyhinedir. (Yani buluga erenler hesap verirler)
Ravi: Hz. Ebû Umame r.e
![]() Dusuk cocuklara da isim koyun. Allah onunla mizaninizi agirlastirir. Zira onlar kiyamet gunu gelir de soyle derler: "Ey rabbimiz beni zayi ettiler ve bana isim vermediler.
Ravi: Hz. Enes (r.a.)
![]() Sizin kucukleriniz Cennet ehlinin de kucukleridir. Onlardan birisi babasina mulaki olurda elbisesini tutar ve Allah, ana ve babasini Cennete sokuncaya kadar onu birakmaz. (kucukken olen cocuklar)
Ravi: Hz. Ebû Hureyre (r.a.)
![]() Allah'in rukuda kullari, emzikli cocuklar ve otlayan hayvanlar olmasaydi, Allah azabi uzerinize dokerdi de tas gibi olurdunuz.
Ravi: Hz. Malik Ibni Ubeyde (r.a.)
![]() Musluman iki kisi yoktur ki aralarinda buluga ermemis iki veya uc cocuk olsunde onlar da sevab umsunlar ve sabretsinler de, ebeden Cehennemi gorsunler, bu olmaz.
Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
![]() Kendiniz cocuklariniz veya maliniz hakkinda fena dua etmeyin. Olur da saatina rastlar Allah tarafindan kabul olunur.
Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
![]() Hayvan ve cocuklarinizi gunes battiktan sonra salmayin, yatsinin koyu karanligi gecinceye kadar. Zira gunes battiktan yatsinin karanligi gidinceye kadar ki zaman seytanlarin bosandigi zamandir.
Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
![]() Son olarak bir tavsiye:
Bebekler ve cocuklar yeni uykudan uyandiklarinda "kaymak" diye tabi edilen bogazlari cok guzel kokar. Mis gibidir.
Onlarin etlerini butlarini isirin, oynasin onlarla. Yanaklarini opucuk bombardimanina tutun. Cocuklarla cocuk olun Sizi goren cocuklar korkusundan kacmasin, sevinclerinden firildak gibi olsun. Insanlara olan merhametiniz kesinlikle artar. ![]() Cok guzel bir duygu bu.
Cocuklarla cocuk olmaniz dilegiyle...
Allah herkese anne veya baba, dayi veya teyze, hala veya amca olmayi nasip etsin.
Amin! April 04 ey sevgili![]()
Öyle bir Gülsün ki, solmayansın Sen, Öyle bir Aşksın ki, bitmeyensin Sen, Öyle bir Huzursun ki, yitmeyensin Sen, Öyle bir Sevdasın ki, sönmeyensin Sen. Öyle bir Kulsun ki, en yücemiz Sen, Öyle bir Nebisin ki, Rasulümüz Sen. Öyle bir Sevgisin ki, saranımız Sen Öyle bir Sevensin ki, sancağımız Sen April 03 .April 02 allah'ım
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Gelseydin |
| Sevgili! Ümmü mektum gibi Seni görmeden sana sesleniyoruz Alıp verdiğin nefesi duyar gibi Sanki açınca gözlerimizi Seni görecekmişiz gibi Sana sesleniyoruz. Senin huzurunda ses yükselmez. Edeple konuşulur; edeple susulur. Hele biz ki bu kapının dilencileri, El açıp beklemekten başka Bize bir şey düşmezdi ama Şu araya giren yıllar olmasa Mediner17;ne uzak yollar olmasa İsmin anılınca yürek yanmasa Kapında beklemekten başka Bize bir şey düşmezdi. Bekliyoruz sultânım! Rüyada olsa bile Belki teşrif edersin diye Hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi. Seni bekliyoruz. Gelseydin, Bizim için cennet olurdu gelişin. Gelseydin, Saadetli asrından gönderdiğin selâmını, "kardeşlerim" deyişini Birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün. Gelseydin, Dolaşsaydın sofralarımızı, Bir tabak fazla görecektin, Bir bardak, bir kaşık fazla... Ve sofrada bir yer boş, Baş köşe!.. Ola ki sen(a.s.m.) lutfeder gelirsin diye. Gelseydin, Dolaşsaydın gecelerimizi, O "kutlu doğum" gecelerini, Anneler görecektin. Yeni doğmuşsun gibi, Yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi, Mışıl mışıl uyuyasın diye Seni sabahlara kadar Hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin. Sevgili! Gelseydin, Medine-i münevvere'den dünyaya yayılan ashabın gibi, Eyyüb sultan gibi, Kab bin malik gibi, Bir fecir vaktinde, Henüz yirmisinde yirmi beşinde, Bırakarak yurtlarını ocaklarını, Hedeflerine ilahi rızayı koyan, Arkalarına bakmayı ar sayan, Yiğitler görecektin. Onlar senin yiğidin, Elleri, o öpülesi elleri, Kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken, Senin köyünün hayaliyle ısındılar. Gelseydin, Gecenin zifiri karanlığında, Uykunun en tatlı aralığında, Rabiatül adeviyye gibi rabbiyle başbaşa Gençler görecektin. Gözyaşı dökerken günahlarına, Veysel karani'den istediğin gibi, İnsanlığa dua eden gençler görecektin. Gelseydin, Asr-ı saadet gibi olmasa da, Koklanmaya değer güllerimiz vardı. Yine senin ikliminde yetişen. Ama sen gelseydin, Dikenler bile gül kokardı efendim(a.s.m.)!!! Seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek... Hz.vahşi gibi... Hani sen hane-i saadet'ten mescid-i nebevi'ye giderken Aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı. Seni mescidin önünde bekleyen ashabı'nınsa Bakışları yerdeydi. Edepten göz göze gelmezlerdi. Sende(a.s.m.) tebessüle nazar ederdin. Mütebessim çehreni bir ebu bekir(r.a.) görürdü, Bir de ömer(r.a.)... Şimdi okununca ezan-ı muhammedi Pencerelerde, kapı önlerinde, Seni(a.s.m.) bekleyen nemli gözler var. Gelseydin, Ve yürüyüp geçseydin önümüzden, Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize. Sevgili! Hakiki aşıkların sana doğru uçarken Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti. Dünya güzelliğiyle kollarını açarken Bize düşen el açıp kapında beklemekti. Sevgili! Bekliyoruz!... |
| Mirac |
| Kapatın gözlerinizi Ve karanlığı seyredin. İşte böyle bir gece. Mekker17;de bir gece Yorgunluk havada Gariplik suda Simsiyah bir sessizlik Uyku bile uykuda. ![]() Kâber17;nin hatîm kısmında Yanı üzre yatan biri var Yıl hüzün yılı Ebu talib yok Yıl hüzün yılı Vefakâr eş Haticetül kübrâ yok. Kâber17;nin hatîm kısmında Yanı üzre yatan biri var Teselli arayan kalp Hüzünle çarpan kalp Or17;nun kalbi. Ve ayak sesleri Yıldızlar ışıldıyor. ![]() Bu ayak sesleri göklerden Yol veriyor yıldızlar. Semâdan inenler var. İzin verseydi allah Kâinat inerdi yere Çünkü kâber17;nin hatîm kısmında yatan Sultân-ı levlâkr17;tır. Habîb-i zîşândır o Nur-u hüdar17;dır. Merhamet ufkunun nazlı güneşi Kainatın biricik çiçeğidir o. İzin verseydi allah Alemler inerdi yere ![]() Oysa emir yalnız cebrailr17;e Ve yalnız cebrail iner yere Kalk ya rasulallah Semada melekler seni bekler Taifr17;te taşlanan yüzüne hasret Alaya alınan sözüne hasret Seni bekler melekler. ![]() Yer yüzünde vefa yok mu? Seni teselli edecek birini mi arıyor kalbin. Sevdiklerin bir bir uçuyor mu elinden? Davetini hafife mı aldılar? Üzülme ve aç gözlerini Öteler bekliyor seni Bu gece kainat adını anacak, Aç gözlerini ki alemler nazarına kanacak. Burak, senin için uçacak. Aç gözlerini ya habiballah ![]() Bu gecenin adına isra diyecek allah. Ey yedi kat sema aç kapılarını, Ve haber ver hasretle bekleyen peygamberlere Deki hazreti ademr17;e; Cennetin kapısına adı yazılan İsminin hatrına af istediğin Salih oğul geliyor. Söyle isar17;ya: Kuytu köşelerde Havarilerinle allahr17;a sığınırken, ![]() Bir adım ötedeymiş gibi kokusunu aldığın Ve insanlığa gelişini müjdelediğin Ahmet geliyor. Yusufr17;a, idrisr17;e, harunr17;a söyle Musar17;ya deki: Vasıflarına hayran olup da Ümmetinden olmak istediğin Salih kardeş geliyor. ![]() Müjde ver ibrahim peygamberr17;e: Dua dua yalvarıp Gelmesini istediğin oğul geliyor Aç kapılarını ey yedi kat sema Bu gelen muhammed mustafa Cebrail yol gösterir Ve yürür sultanlar sultanı Bu nasıl bir yürüyüştür. Bu nasıl bir eda? İnci inci ter mübarek alınlarında Baştan ayağa edep var Attığı her adımda. ![]() Sultanım, Cennetler gösterilirken o gece Ümmetini hayal ettin mi cennette? Cehennemin alevleri selamlarken seni, Gözyaşlarını gördü mü cebrail? Ümmetim dedin mi? Sen unutmazsın bizi bunda kuşku yok Tahiyyat duası haber verdi bize Sen bizi hiçbir yerde Hiçbir zaman unutmadın İnşallah biz de seni unutanlardan olmayız. ![]() Allah seni unutturmasın bize. Bir söz sultanının dediği gibi Eğer günahlarımızdan dolayı girersek cehenneme Ve allah biran olsun açarsa ufkumuzu Talaal bedru aleyna diyeceğiz. Miraç gecesi ![]() Yürüdü rasulullah Cebrail önde Bir gece yürüyüşüyle Yürüdülerr30; yükseldiler. Yükseldikçe yükseldiler. Cebrail durdu birden, Ya rasulallah, benimle buraya kadar. Efendimiz niçin diye sordu Burası sidre-i müntehar17;dır Bir adım daha atarsam, yanarım, kavrulurum. Allah rasulu, sordular: Nasıl gidilir sidre-i müntehar17;da? Cibril-i emin cevap verdi: Aşkla! ![]() Aşkla gidilir ya rasulallah Aşkla gidilir ya habiballah Aşkla gidilir ya nebiyyallah Yürü sultanım yol senindir! Aşk vadisinde mühür senin. Söz senindir hal senindir. Muhabbetin adı sensin. Varlıkların tadı sensin Yürü ve selamını ilet Gözü yaşlı ümmetinin Sensiz bunca yetimin İlet selamını Ahir zamanın ahını ![]() Yüceler yücesine ilet Sultanım Sen dönerken miraçtan İlahi hediyelerle Bizim için miraç olan Beş vakit namazla, Bakara suresinin son iki ayetiyle Ve şirke düşmeyenin affedilebileceği müjdesiyle Dönerken sen miraçtan Biz ahir zamandan ![]() Ebu bekir edasıyla bakıyoruz sana r0;o söylediyse doğrudurr1; Rasulullah söylediyse doğrudur. Ve bir ayetin sıcaklğı sarıyor Kainatin kalbini: ![]() Her türlü noksanlıktan münezzeh olan allah Kulunu geceleyin mescid-i haramr17;dan alıp, Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye Etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i aksar17;ya götürdü. Çünkü, işiten ve bilen odur. Şimdi açın gözlerinizi Ve mîrâcr17;a hazırlanın |

| Uhud |
| Günlerden cuma... Uhut'a gelenler var. Medine yolu toz duman... Uhut'a gelenler var. Bir dağılsa da şu hava, Görsek medine-i münevvere'den uhut'a gelenleri. Bir görsek allah rasulü'nü Ve eroğlu erleri... Bakın göründüler işte; Atının üzerinde evrenin efendisi! Cihanın gözbebeği! Uhut'un sevgilisi! Sağında ve solunda ashab-ı güzin Önündeyse iki üveyk yürüyor; Biri sad bin muaz, Diğeri sad bin übade. Allah'ım bu ne edep Atlarının bile başı yerde... Bakın şu iki gence! İkisi de onbeşinde... Şu kısa boylu olanı rafi' bin hadic! Parmaklarının ucuna basıyor ki Boyu uzun görünsün! İyi ok attığı söylenince İzin veriyor efendimiz. Diğer gençse semüre bin cündüp... Ağlayarak peygamberinin yanına gidiyor. Ya rasulallah! diyor, Rafi'ye izin verdiniz. bana niye izin yok? Ben rafi'yi güreşte yeniyorum. Efendimiz tebessüm buyuruyorlar. Ve bu iki ana kuzusuna güreş tutturuyorlar. Semüre rafi'yi yenince güreşte, Fahr-i kainat ona da izin veriyor. Günlerden cumartesi... Uhud'a gelenler var. İşte ayneyn tepesi-okçular tepesi- Başlarında abdullah bin cübeyr Sultanı dinliyorlar. Düşmanı yendiğimzi görsenizde Size haber vermedikçe, adam göndermedikçe Yerlerinizden asla ayrılmayın! Kuşların cesetlerimizi kapıştıklarını görseniz dahi Ben size adam göndermedikçe Yerlerinizden asla ayrılmayın! İki ordu da hazır... İki ordu da harp nizamında... Ve uhud'un kalp atışları dışında yeryüzü nefes bile almıyor! Sessizliği bozan kureyş'in sancaktarı'dır. Söylediği her söz küfür kokulu... Benimle çarpışmaya er meydanına kim çıkar! Bu bir meydan okumadır. Cevapsa bir çift ayak sesi... Gözler uhud toprağında yürüyen bu ayaklarda... Kime ait bu adımlar ki bastığı toprak 'allah' diyor! Ve esedullah namıyla hz. ali(r.a.) yürüyor. Birkaç saniye, bir tek hamle... Allah'ın(c.c.) arslanı dimdik ayakta Kureyş'in sancağı ise yerde... Ardından bir başkası yükseltiyor sancağı Ama bilmiyor ki bu defa kim var uhud meydanında Gökyüzünde yıldırımlar Yeryüzünde hamza var. Asıl şimdi başladı uhud'un türküsü. Tam üç katı düşmanla peygamber(a.s.m) ordusu Göz göze ve diş dişe. Uhud'da yiğitler var. İşte: ebu lücane... Kılıcın üzerinde bir yazı Korkaklıkta ar İlerlemekte şeref var! İşte: musab bin umeyr... Zırhını giyinince Nasılda peygamber'e(a.s.m.) benziyor. Ve döne döne savaşan hz. hamza... Ben allah'ın(c.c.) arslanı'yım diyor! Ebu katade'ye bakın. Bakın bir ok fırlıyor müşrik yayından Bir havayı yara yara geliyor. Hedefte rasulullah(a.s.m.) var. İşte: ebu katade... Okun fahr-i kainat'a(a.s.m) doğru gittiğini görünce Allah'ı(c.c.) andı önce Ve uzattı başını! Ok katade'nin gözüne saplandı. Uhud'da yiğitler var... Şirk ordusunu bozguna uğratan... Ömer bin hattab'a bakın Gözleri çakmak çakmak... Ama telaş var yüzünde hz. ömer'in(r.a.) Bu ne hal ey ömer... Düşman hüsran yaşarken Zafer kaznılmışken Bu ne hal ey koca ömer! Niçin okçular tepesine bakıyorsun? Neler oluyor orda? Niye iniyor okçular ayneyn tepesi'nden? Allah rasulü(a.s.m) haber vermeden niye iniyorlar? Ey abdullah bin cübeyr! Durdursana okçuları! Durun, allah(c.c.) aşkına durun! Arkanızdan düşman geliyor, inmeyin yerinizden. Sahabe sendeliyor inmeyin yerinizden. Kainat yalvarıyor inmeyin! Sultanlar sultanı'nı(a.s.m) incitecekler, inmeyin! Peygamber(a.s.m) ordusu iki ateş arasında... Efendimizin(a.s.m) etrafında on beş sahabe... Bakın, mübarek elleri rasulullah'ın(a.s.m.) Yüzüne kapanıyor! Kainatın affı için semaya kalkan eller Şimdi kan içinde! Yetiş ey ebu ubeyde! Nur saçan yüz kan içinde! Zaman donuyor sanki, Ve dudaklarının arasından birşey düşüyor. Kıpkırmızı bir yakut gibi Peygamberin(a.s.m.) mübarek dişi! Uhud dağı'nı bir titreme alıyor. Zaman donuyor sanki, Ve gökler yırtılıyor! Uhud dağı'nı bir titreme alıyor! Kimse uhud'a ilişmesin. Çünkü bir ses geliyor altı yerden! Muhammed'in(a.s.m.) dişi yere düşmesin! Ve cibril-i emin yaratıldığı günden beri, En hızlı inişiyle iniyor! Çünkü altı yönden bir ses geliyor! Yere düşmesin muhammed'in(a.s.m.) dişi! Kara bulutlar çöktü uhud'a! Bir ses ortalığı velveleye verdi: Muhammed(a.s.m.) öldürüldü! Muhammed(a.s.m.) öldürüldü! "eğer o(a.s.m.) öldürüldüyse ben niye yaşıyorum!" Diyen enes bin nad atıdı küfrün alevleri arasına! Artık yaşlı gözler sevgili'yi(a.s.m.) arıyor. Kab bin malik hz. sesi duyuldu: "rasuluh(a.s.m) yaşıyor, Allah(c.c.)'ın rasulü(a.s.m.) yaşıyor, Onu(a.s.m.) miğferinin arasından ışıl ışıl parlayan gözlerinden tanıdım. Habibullah(a.s.m.) yaşıyor. Onu(a.s.m.) şefkat dolu gözlerinden tanıdım." Ashab-ı güzin'in sevincine bir bakın! Uhud'un sevincine bir bakın! Hz.hamza duydu ya bu yeter! Rasulullah(a.s.m.) yaşıyor ya bu yeter! Yine daldı hamza kureyş'in dalgalarına! Ama savaşırken bir ara sendeledi hamza. Ve boşlukta bir mızrak belirdi. Ey hamza! uhud'u her anışımızda kaç mü'min girmek ister mızrakla senin arana? Kaç mü'min keşke ben öleydim, keşke mızrak benim sineme saplansaydı der? Ama şehidlerin seyyidi sensin! Şehidlerin efendisi sensin! Uhud'da şehidler var... Şehidlerin seyyidi hamza var uhud'da! Rasul-i zişan'ın(a.s.m.) gözlerinden boşalan yaş, Hamza'yı yıkar gibiydi! Fahr-i kainat(a.s.m.) hiç bu kadar elem duymamıştı! Hiç bu kadar üzülmemişti! Ve amcasına hiç böyle seslenmemişti: "ey rasulullah'ın(a.s.m) amcası hamza; Ey allah(c.c.)'ın ve rasulü'nün(a.s.m) arslanı hamza; Ey hayırlar işleyen hamza; Ey rasulullah'a(a.s.m) koruyucu olan hamza; Allah(c.c.) sana rahmet etsin! Eğer senden sonra yas tutmak gerekseydi; Sevinmeyi bırakıp sana yas tutardım!" Ve bir ayet yankılanıyor ahzab dağında: (bismillahirrahmanirrahim-rahman ve rahim olan allah'ın adıyla!) "mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki, Onlar allah(c.c.)'a verdikleri sözde sadakat gösterdiler. Onlardan bazıları şehid oluncaya kadar Çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimisi de şehid olmayı bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler." |
| Sen yoktun! Sen yoktun... Hz Âdem'deydi nurun Önce cenneti, Sonra yeryüzünü şereflendirdin. Âdem nuruna affedildi Arafat bu affa şâhitti ![]() Sen yoktun Nuh'un gemisindeydi nurun... Dalgalar yeryüzünü boğarken Toprağın bağrındaki su Gökyüzüyle buluşurken Ve bu bir ilahi azap derken, Allah nurunu taşıdı binbir sebeple Tûfan, nurunu selamladı edeple... ![]() |


|
No list items have been added yet.
|
|
|